Ne Güzel


Avrupa Türkiye Cumhuriyet Kadınları Derneği, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile diğer türbanlı bakan eşleri hakkında suç duyurusunda bulundu.
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman tarafından basına dağıtılan suç duyurusu dilekçesinde, Hayrünnisa Gül, Emine Erdoğan ve diğer türbanlı bakan eşlerinin Türkiye’yi temsilen gittikleri yurtdışı gezilerde, ‘kıyafet yasası’na uymadıkları belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilen suç duyurusu dilekçesinde şöyle denildi:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerde, kamu görevinde bulunduğunuz için ‘kıyafet yasasına’ uymak mecburiyetindesiniz. Fakat iktidara geldiğinizden bu yana,
http://www.haber3.com/chpden-first-ladylere-suc-duyurusu--519054h.htm
ABD'nin Los Angeles kentindeki California Üniversitesinde (UCLA) yapılan bir araştırmaya göre, bir haftalık internet kullanımı bile yetkişkinlerin beyin faaliyetlerinde gelişmeye neden oluyor.
Araştırma sonuçları, internet kullanmayı öğrenmenin, sinirsel etkinlik kalıplarını harekete geçirdiğini ve özellikle ileri yaşlardaki yetişkinlerde beyin faaliyetlerini ve idraki geliştirebildiğini ve bir çeşit beyin egzersizi olduğunu ortaya koyuyor.
Yaş ilerledikçe, beyinde hücre faaliyetlerinin azalması ve Alzheimer hastalığına yol açan amiloid plakları birikiminin yükselmesi gibi bazı yapısal ve fonksiyonel değişimler meydana geldiği ve bunların idrak fonksiyonunu etkileyebileceği belirtiliyor.
Çalışmayı kaleme alan Dr. Gary Small, ''İnternet kullanımı konusunda tecrübesi az olan ileri yaşlardaki kişilerin kısa bir süre bile olsa internetle meşgul olmalarının beyin faaliyetlerini geliştirdiğini keşfettik'' diye konuştu.
Nörolojik olarak normal, yaş, eğitim seviyesi ve cinsiyetleri benzerlik gösteren 55-78 yaşları arasındaki 24 gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, deneklerin yarısı her gün, diğer yarısı çok az bir süre internet kullandı ve bu sırada fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme tekniği ile beyin faaliyetleri gözlendi.
Beyin taramasının ardından denekler evlerine gönderildi ve gün aşırı, bir saat internette araştırma yaptılar. Yapılan araştırmalar, çeşitli konuların öğrenilmesine yönelik ve okuma gerektiren konularla ilgiliydi. Ardından deneklere, internette ilkinden farklı bir konuyu araştırdıkları sırada tekrar beyin taraması yapıldı. İlk taramada, az internet kullanan deneklerin beyinlerinin dil, okuma, hafıza ve görsel yetenekleri kontrol eden bölgelerinin faaliyete geçtiği, ikinci taramada ise aynı deneklerin beyinlerinde, bu bölgelerin yanı sıra ''çalışan hafıza'' ve karar vermeyi etkileyen bölgelerin de faaliyete geçtiği görüldü. Üstelik, uzun süre internet kullananlarla kısa süre kullananların beyin faaliyetlerinin birbirine yakın olduğu gözlemlendi.
İnternet kullanımının gençler üzerindeki etkileri için ilave çalışmalar gerektiği belirtildi. Araştırma sonuçları, Chicago kentinde düzenlenen bir toplantıda açıklandı. (AA)
www.gazeteport.com
Azerbaycan'ın First Lady'si Mihribah Aliyeva, üç çocuk sahibi olmasına rağmen hala koruduğu güzelliğiyle dikkatleri üzerine topluyor. Gittiği her uluslararası toplantıda medyanın ilgi odağı haline gelen Aliyeva, katıldığı sosyal projelerle de alkış topluyor.
alıntı
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der,
"Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar
Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm Bizim çocuk oynasın" der İkinci olarak bir manifaturacıya gider O da parlak bir taşa benzettiği neneye ancak bir beş lira vermeye razı olur Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der
"benim semerlere iyi süs olur Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım Buna bir on lira veririm"
En son olarak bir kuyumcuya gider Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm" Öğrenci, "Hayır veremem" diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
"Ne olur bunu bana satın Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim"
Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker
Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir
Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir"
Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır
Mesele kuyumcuyu bulmaktadır.