yol2.jpg

Tebdili mekanda ferahlık vardır.

Yorum (1) Yorum yaz!

Memnuniyet

Başarının sırrını bilmiyorum ama

 başarısızlığın yolu

 herkesi memnun etmeye çalışmaktan geçer.

                           

                              (Bill Cosby)

 


Yorum (yok) Yorum yaz!

ufff uf

Yine penceremden böyle bakmak istiyorum...

Yorum (2) Yorum yaz!

KAR

 

Karlı günlere merhaba demek istiyorum, Ne kadar özledim bilemezsiniz!

Türkiye’nin çeşitli illerine yağdığını duydukça kıskançlık kaplıyor her yanımı.

O beyaz gelinliği benim şehrim de giyinsin.

Çocukluğumda belime kadar çıkan kar pamukları arasında okula gidip geldiğim günler, her kışta burnumda tüter. Hep yaşamak isterim.

Trakya’ya kadar gelmiş. Sabah gözümü açtığımda her yanı bembeyaz görmek dileğim.

Değilse bir kaç gün sonra, ama mutlaka yeni yılda.

Seni seviyorum kar.


Yorum (1) Yorum yaz!

Değişim

TDH

“Türkiye Değişim Hareketi’nin Kadıköy’de de bir bürosu olduğunu öğrenince heyecanlandım. Hemen gidip görmeye karar verdim. Bir anda değişimin pırıl pırıl gençleri arasında buldum kendimi…
Derneğimiz vasıtası ile tanıdığım Sarıgül’ün partileşmesini istiyordum. Gidip gelmeye başladım. Nasıl çalışmalar yaptıklarını izledim.
“Sıkılmadık el kalmayacak” deniyordu. Bu iş hiçte kolay gelmedi bana. Deyim yerindeyse ürktüm.
Bir adım geri, iki adım ileri moduna girdim. Bu arada senaryoyu okuyordum. İnsanların Sarıgül’e nasıl baktığını sorguluyordum. Şu söylem çok hoşuma gider. “Senaryonun bütününü görmeden içinde olma oğlum ”

…Ve bu hareketin içinde olmaya karar verdim.
“Türkiye Değişim Hareketi” ülke gerçeklerine uyan bir hareket. Ülkemin ve insanlarının buna ihtiyacı var. (“Bir şeyler yapılmalı… Birileri yapsın.” zamanında değiliz…) Türk halkı olarak bir şeyleri biz yapmalıyız.
Sarıgül’e destek çıkmalıyız. Ondaki azim ve çalışkanlık bizlere de geçmeli...

Haydi, Türkiye’m!!!...  Hep beraber el ele, aydınlık günlere…
“Görecek günlerimiz var…”


Yorum (2) Yorum yaz!

Bayram

İşte yine bir kurban bayramı.

Bir nebzede olsa çeki düzen verdik kendimize.

Ortalıklar artık eskisi kadar kan gölü değil. Bir takım kesim alanları belirlenmiş.

Müslümanların eski bir geleneği; elleri ile kestiği kurbanın etini yemek ve

fakirlere dağıtmak.

Buraya kadar iyide, hayvanlara can çekiştirmek ve kesime dayanamayanların

gözleri önünde kan akıtmak, katlanılır gibi değil.

Ya o deliler gibi kaçan danalar?

 

İnsanlık et yemeyi bırakır mı bırakmaz mı bilemem ama, vahşi batı” örneği, hayvanlara saldırmayı bırakmalıyız.

Bu da medeniyeti sindirdiğimiz zaman mümkün olacaktır.

 


Yorum (yok) Yorum yaz!

Yenilik

Tebdili mekanda ferahlık vardır.

Blogcu benim gibi sürekli değişim içinde olan insanları düşünerek, değişim kararı almış. Nede iyi etmiş. Bence, bugün herkesin bir sitesi yada bloğu olmalıdır.

 “Bana blogunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”  patenti bana ait bir söylem.

 Öyle ya, iletişim ve internet çağında insan insanı başka nasıl tanıyabilir? Bir iş yerini bir şirketi nasıl tanıyabiliriz? 

Bir gün, biliyoruz ki gitmeler gelmeler tarih olacak; evimizin beyaz bir duvarında koca bir ekran açılacak, misafirimizi kendi evlerinde, koltuklarına gömülmüş, çayını yudumlarken  karşılayacağız. Sohbete başlayacağız, çoluk çocuklarımızı anlatacağız, siyaset yapaçağız, ve birkaç saat sonra veda edip sevgilerimizi bırakıp ekrandan çıkacağız.

Geleceğin misafirlikleri böyle olacak işte.  İş hayatları da ev ofislere taşınacak.

Trafikte kalmayacak ortalarda, insanlar da..

 


videokonf1.jpg

Yorum (yok) Yorum yaz!

Düşünüyorumda

“Düşünce Bahçemde” dolaştığım günler, düşüncelerim bazen artar

 bazen yok denecek kadar azalır.

 Yok, olduğunda beni su üstündeki nilüfer gibi görebilirsiniz.

 Varlığındaysa çiçek demetleri arasında

 kokudan başı dönmüş bir âdeme benzetebilirsiniz.

 

“Yazmanın dayanılmaz hafifliğini”, yazmayı sevenler bilir.

 Klavyeden harfler, kelimeler bütün sevecenlikleriyle bana bakarlar.

Birbirimize sevgili oluruz.

 Onlar bana haz verir, ben de onları geleceğe gönderir hayat veririm.

Biliriz ki; “Söz uçar yazı kalır.”

Yorum (2) Yorum yaz!

Lavoisier'in Kellesi

 Lavoisier'in(Lavözyer) Kellesi
 
 Kimya Bilimi'nin dehası Lavoisier'in, asıl eğitimi hukuktu ve Paris Barosu'na kayıtlı bir avukattı. Bilimsel gözlemleri ve yorumları ile ünü bütün dünyaya yayılmıştı.
 
 Kimya bilimini reddeden yobazların kafasını gösterip "Bu kelleler hiçbir şeye yaramaz" dediği için tutuklandı. Aynı gün yargılanıp ölüme mahkum edildi.
 
 Lavoisier, matematikçi Lagrange'i çağırdı. "Kellem giyotinden sepete düştüğünde gözlerime bak; eğer iki kere kırpıyorsam, insan beyninin, kafası kesildikten sonra da bir süre daha düşünmekte olduğunu anlarız."
 Lavoisier'nin kafasını giyotinle kestiler, sepete düştü ve gülerek iki kere göz kırptı.
 
 Matematikçi Lagrange diyor ki:
 "Lavoisier'in son saniyede bile "ispat" arayışı, bilimselliğin  yüzyıllar sürecek meşalesidir. Ama yobaz kafalar da, irin üretmek için yüzyıllarca sürünmeyi sürdürecekler."

Yorum (1) Yorum yaz!

Yas Günümüz

Yorum (yok) Yorum yaz!

<_script /><_script /> <- | Sonraki Sayfa ->